Kâğıdın kokusu hafızayla çözülünce

SERAY ŞAHİNLER – Bazı kitaplar yalnızca okunmaz; kokusuyla, dokusuyla yıllar boyunca yaşanır. Eski bir kitabın sayfalarını araladığınızda yükselen o tanıdık koku, hafif vanilyamsı, biraz otsu, kimi zaman bademi andıran, aslında yalnızca nostalji değil, kimyanın sessiz çözülmesinin sonucudur.

Tam da bu duyusal hafızadan hareket eden “Vanilya, Çimen, Badem” sergisi, 24 sanatçıyı kitap nesnesinin yaşayan, dönüşen ve yeniden yazılan doğası etrafında bir araya getiriyor. Huo Rf’nin kürasyonuyla gerçekleşen sergi Beyoğlu Meşrutiyet Caddesi’ndeki Kendi Koleksiyonu’nda ziyaret edilebiliyor.

Sergi başlığını, ‘zamanla yaşayan’ kitapların kimyasal hafızasından ödünç alıyor. Ancak burada söz konusu olan yalnızca materyalin bozumu değil; zamanın nesneler üzerinde bıraktığı estetik ve duygusal tortu. Dolayısıyla Huo Rf’nin işaret ettiği bağ rastlantısal değil katmanları irdeledikçe yeni anlamlar açığa çıkaran maddi bir hafıza yüzeyi.

Kimyasal bileşenler

Sanatçılar da kâğıdın serüveninde bu sergiyle yeni bir sayfa açıyor. “Vanilya, Çimen, Badem” eski kitapların karakteristik kokusunu oluşturan kimyasal bileşenlere işaret ediyor: Ligninin parçalanmasıyla ortaya çıkan vanilin notaları, selülozun yaşlanmasıyla belirginleşen çimensi tonlar ve kimi organik çözünmelerin yarattığı badem çağrışımları… Ancak sergi bu kokuyu yalnızca bilimsel bir olgu olarak ele almıyor; onu belleğin, geçmişin ve kişisel tarihin duyusal dili olarak yorumluyor. Yunanca biblion (kitap) ve osme (koku) sözcüklerinden türeyen bibliosmia kavramına yaslanan sergi, kitap kokusunu bir hafıza mekanizması olarak düşünmeye davet ediyor. Çünkü bazen bir kitabın kokusu, okunan cümlelerden daha uzun süre zihinde kalabiliyor.

“Vanilya, Çimen, Badem”de yer alan eserler de tam olarak bu fikrin izini sürüyor. Sanatçılar geçmişte ürettikleri yayınlara geri dönüyor; onları notlarla, kolajlarla, organik ve inorganik malzemelerle yeniden şekillendiriyor, kimi zaman heykelsi ya da ses temelli yapılara dönüştürüyor. Böylece kitap, tamamlanmış bir nesne olmaktan çıkıp değişmeye devam eden canlı bir üretim alanına evriliyor.

Düşündüren sayfalar

Farklı coğrafyalardan 24 sanatçının katkısıyla şekillenen sergi, sanatçı kitabını yalnızca bir yayın formatı olarak değil; kişisel bellek, maddesel deney ve anlatı olanaklarının kesiştiği çok katmanlı bir alan olarak yeniden düşünmeyi öneriyor. Sayfalar burada yalnızca okunmuyor; aşınıyor, dönüşüyor, kokuyor ve yeniden anlam kazanıyor.

Sergide yer alan sanatçılar ise şöyle: Ahmet Civelek, Antonia Breme, Aslı Çavuşoğlu, Berkay Tuncay, Ecem Yüksel, Elif Kahveci, Emirkan Cörüt, Furkan Öztekin, Gülşah Mursaloğlu, Joseph Imhauser, Kadir Çıtak, E S Kibele Yarman, Lara Ögel, Metehan Özcan, Neslihan Başer, Rahel Zoller, Rhonda Khalifeh, Sena Başöz, Sevil Tunaboylu, Sevim Sancaktar, Thukral & Tagra, Ufuk Barış Mutlu, Vardal Caniş, Yasemin Özcan. 

border_less hep yanımızda 

Huo Rf, Türkiye’de bir ilke imza atmış ve 2019’dan beri sanat yayıncılığını ve sanatçı kitaplarını paydaşlarıyla buluşturan border_less ARTBOOK DAYS’i hayata geçirmişti. border_less bu sene 12 farklı ülkeden 69 katılımcıyı ve toplam 5 bin 362 ziyaretçiyi ağırladı. border_less EDITIONS serisinin yeni üretimleri ise yıl boyunca çevrimiçi mecralarda paylaşıyor, zamanla ise galerilerle iş birliği içinde pop-up fiziksel sergilerle yolculuğuna devam ediyor. Bu yaz, Çağla Ulusoy, Ecem Yüksel ve Vardal Caniş’in seri için ürettikleri işlerden oluşan seçkiye Okra, Firuze ve Monkey Istanbul ev sahipliği yapacak.

 

Author: Admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir